Röportaj Hakkında

Ve düdük çalar 90 dakika başlar. Stadın büyüsü insanı biraz telaş, biraz heyecan ve biraz da coşku duygusuyla sarar. Denklanşöre basılan her saniyenin donması, akıllarda  “acaba oldu mu” sorusunun belirmesi tarifsizdir. Sanki hayat 90 dakikadan ibarettir.
Televizyon denilen renkli kutudan görünen insanlar o kadar yakındır ama garip bir şekilde etraflarında bizler yokmuş gibi hareket ederler. Bir nevi görünmez olmuşsunuzdur. Saha kenarındaki bu görünmez kahramanlar kendi içinde karıncalar gibi hareket edip birbiri üzerinden geçer anı dondurabilmek için. Seyirci bazen tepki göstermek için bazen ise merakından foto muhabirine takılır. Onun dışında tamamen herşeyi görüntüleyen sizsinizdir ama görünmeyen de sizsinizdir. Görünmeyen çizginin üzerinde görünmez karıncalardır spor foto muhabirleri. Soğukta, karda, kışda kendince çözümler üretir ve hep aynı yerini alır müsabakalarda.
Kadın olarak stadda olmak sokakta yürümek gibi benim için. Tek farkı sırtımda daha ağır yük olması. Kadın spor foto muhabir olarak orada bulunmam çoğu zaman garipseniyor, ama farklılıklar değilmi hayatımızı ve futbolu guzel kılan.
Ortaya çıktığı ilk günden beri savaşçı ruha sahip olan futbola, kadınların neden ilgi duydukları hep merak edilir, sanırım bunun cevabı futbolun estetik yönlerinide görebilmem.