Röportaj Hakkında

Yazı ve Fotoğraflar: Efe Babacan (efes photography) www.efesphotography.com

 

Gemilerde fotoğrafçı olarak çalışırken Amerika’da evlenip düğün fotoğrafçısı olan Efe Babacan birkaç yıl içinde her milletten yüzlerce çiftin evliliğinin tanığı oldu. Türkiye’ye dönüp buradaki
düğünleri görüntülemeyi sürdüren Babacan global düğün maceralarını Photos of Story için kaleme aldı.

Üç sene boyunca yolcu gemilerinde fotoğrafçı olarak çalıştıktan sonra müdür pozisyonuna bile gelmiştim. Bu terfiiyle birlikte art›k binlerce gemi yolcusunun fotoğrafını çekmek yerine sadece gemide gerçekleştirilen
çok önemli düğünleri veya kaptan ve masasında oturan misafirleri görüntülüyordum.

Güzel bir mesleğe ve mutlu bir hayata sahipken evlendim ve kara göründü… En büyük amacım iyi bir fotoğrafçı olmaktı  ama acaba bunun için doğru yerde miydim? Bu işin yapılabileceği en iyi yer olan Las Vegas’dan, eşimin dedesinin işine yardımcı olmak için, nüfusunun yüzde 80’ini Navaho Kızılderililerinin oluşturduğu Galup adında bir kasabaya taşındık. Yine de umutlu gitti¤im kasaba meydanında yalnızca üç tane fotoğraf stüdyosu vardı. Bunlardan birine başvurduğumda, Zulu kabilesi mensubu olan sahibi, bu aralar fazla düğün olmadığını ama
önümüzdeki günlerde yapılacak rodeo festivalinde yarışacak kovboyları çekebileceğimi söyledi. Orada yaşadığım altı ay boyunca
zaman zaman rodeo organizasyonlarını, zaman zaman da düşük bütçeli Kızılderili düğünlerini çektim. Küçükken kovboy
filmlerinde görüp sempati duyduğum o Kızılderililerin bana verebileceği bir şey yoktu. Ve atılım yapmak üzere Scottsdale’e taşındık…

Scottsdale estetikli, ince uzun bacaklı kadınları, son model arabaları, milyon dolarlık evleri, lüks alışveriş   merkezleriyle Arizona
Eyaleti’nin Beverly Hills’i olarak nitelendiriliyor .Kendimi bir anda çok değişik bir dünyada bulmuştum. Şehirdeki düğün fotoğrafçısı sayısı yaklaşık 300’dü. K›sa sürede bu foto¤rafçıların bazılarıyla kontak kurdum ve çalışmalara başladık. Ben damadı ve arkadaşlarının hazırlığını çekerken, ortağım Lilet gelin ve arkadaşlarının fotoğrafını çekiyordu. Erkeklerle çalışmak kolaydır, kimileri tören öncesi içer, kimileri bilardo oynarken gelin ve etrafında müthiş bir stres olur. Saatler boyunca bitmek bilmeyen makyaj, saç, elbiseler, ayakkabılar, aksesuarlar derken tam bir curcuna yaşan›r. Bir keresinde Afgan pilotla evlenmeye hazırlanan Amerikalı bir gelin çekimlerin ortasında hiçbir şey söylemeden kaçıp gitmişti.

Bu kaçışın nedeniyse tören yerinde tam zamanında olmak ve konukları bekletmemekti. Durumdan utanan Afgan damat bana ve asistan foto¤rafçıya gecenin sonunda çok büyük bir bahşiş  vermişti. Stresli gelinlerin dışınndaki en önemli sorunumuz papazlardı.Bazıları tören sırasında fotoğraf çekilmesinden hoşlanmaz hatta buna izin de vermezdi. Çoğu zaman flafşsız, uzaktan zoom lensle, gizli bir şekilde tören çalışsam da bir defasında yakalanmış ve fena halde azarlanmıştım. Ama her zaman bu işten büyük keyif aldım. Normal bir düğün 7-8 saat sürerken Hint, Vietnam gibi ülke mensuplarının düğünleri, çoğunlukla sabah 8’de başlayıp, gece yarısı biter. Evet, 16 saatlik çekim yaptığım›z yorucu düğünler oldu ama biz her zaman klasikleşmiş  Amerikan düğünlerinden farklı şeyler görmenin beklentisi içindeydik. Uzo içilen Yunan,Tekila içilen Meksika düğünlerinde sona doğru ay›k bir kişi görmek zordur. Haremlik-selamlık Filistin düğünlerinde kadınların utangaçlığı başlangıçta işi zorlaştırsa da birkaç saat içinde her şey değişir. Ortadoğu düğünlerinin en güzel yan› tatlı ezgili Arap müziği ve ikram edilen baklavalardır.şahit olup, içinde yaşayıp, fotoğrafladığım düğünlerden edindi¤im bilgilere göre bir düğünün en önemli kişisi gelindir. Ve fotoğrafçı (yani ben) rejisör pozisyonu alırken gelin başrol oyuncusudur. Zaten bir tür filme de benzer yaşananlar…

Mesela dışarıdan bakılınca net olarak gördüklerimden biri de gelinin onu kıskanan arkadaşlarıdır. Bunlar da filmin kötü karakterlerini oluşturur. Etraf figüran kaynar. Beklenmedik güzellikleri de bu figüranlar yarat›r, içtenlikli bir gülüş fotoğrafı ölümsüzleştirir, güzel bir dans figürü de öyle… Bence düğünler dünyanın her yerinde aynı ama hepsi de özel… Mesela Amerikan düğünleri beş yıldızlı bir otelin animasyon tak›m›n›n ortaya koydu¤u atraksiyonlar gibidir. Bizimkiler yanında çok sade kalır. Hemen hepsinde ortada uzun bir masa bulunur ve etrafına dizilen damadın ve gelinin arkadaşları aynı renkte kıyafetler giyer. Hollywood filmlerinden bilirsiniz konuşmalar yapılır, an›lar anlat›l›r, yemek sonrası çiftin ilk dansının ardından gelin ve babası ile damat ve annesi kalkar.Sonra gecenin sunucusu 10 seneden fazla evli olanların dansa devam edece¤ini di¤erlerinin dans pisti dışına ç›kamsını rica eder. Bu 15, 20, 30 ve 40 seneden fazla evli olanlar›n elenmesine kadar sürer gider. Tüm
davetliler gelin ve damatla dans etme şerefine erdikten sonra en heyecanlı kısma gelinir.

Davetteki tüm bekar hanımlar çağ›r›l›r ve gelin arkasını dönerek onlara çiçeğini atar, kimi düğünlerde kıyasıya saç saça, baş başa mücadele olurken, kimi düğünlerde bu eğlence sakin geçer. Bu tip atraksiyonlar art›k bizim düğünlerde de yapılmaya başlandı. Bence, art›k gelinin damadın ayağının üstüne basması dışında da renk getirecek şeyler yapılmalı. Gene bir Amerikan düğününde aşırı alkol alan damat ve arkadaşları piramit yapmaya çalışmış ve herkese çok eğlenceli dakikalar yaşatmışlardı Her dü¤ün ayr› bir hikaye, her dü¤ün ayr› bir mutluluk. Alaska’da helikoptere binerek sadece helikopter pilotu, damat gelin ve nikah memurundan oluşan topluluğu görüntülerken tanıklarımız buzullar üzerindeki foklar oldu. Las Vegas’da Elvis Presley kostümlü
nikah memurunun görüntüledi¤i düğün de çok güzeldi.Gördüğüm tüm düğünler çok duygusal ve anlamlıydı ama fotoğrafçın›n duygulara o s›rada ayıracak vakti yoktur. Foto¤raf çekmeyi bırakıp halay çeken gruba dâhil olup dans edemezsiniz çünkü göreviniz bu anları yakalayıp, deklanşöre basmaktır.

iyi bir düğün foto¤rafçısı çok duygusal olan ama duygular›n› kontrol edebilen fotoğrafçıdır. Dünyanın dört bir tarafındaki düğünleri görüntülemiş biri olarak Türk düğünlerinin her zaman çok daha özel olduğuna inanırım. Bir düğünde 200 kişi varsa bunun 150’si halaya kat›l›r. Bizim düğünlerimizde yer alan her karakter aslan sütüyle alınmış bir enerjiyle başlı başına bir flordur.

        Bir Düğün Fotoğrafçısının Önlenemez Yükselişi!
       Önce ineklerin fotoğrafını çekti sonra sosyetenin!

  
   3 sene yolcu gemilerinde fotoğrafçı olarak çalışıp, Fotoğraf Müdürü pozisyonuna gelmiştim. Bu terfiyle birlikte artık binlerce gemi yolcusunun fotoğrafını çekmek yerine sadece gemide gerçeklesen çok önemli düğünleri veya kaptan ve masasında oturan misafirleri çekiyordum.Güzel bir meslek ve güzel bir hayata sahipken arkadaşlarımın hep bir ayağın karada olmalı dediği gibi ben de evlendikten sonra gemilere veda ettim ve karaya yerleştim.En büyük amacım iyi bir fotoğrafçı olmaktı ama acaba bunun için doğru yerde miydim.Las Vegas’a da evlenmiş ve bu ısın yapılabileceği en iyi yer olan Las Vegasa dan, eşimin dedesinin işine yardımcı olmak icin, nüfusunun yüzde 80 inin Navaho Kızılderililerin oluşturduğu 10 bin kısının yaşadığı Galup adında bir kasabaya tasındık.Büyük ümitlerle gittiğim kasaba meydanında sadece 3 tane fotoğraf stüdyosu vardı.Buradaki stüdyolara çalışmak icin başvurduğumda sahibi Zulu kabilesinden olan bir adam, bana bu aralar fazla düğün olmadığını ama önümüzdeki günlerde yapılacak rodeo festivalinde yarışacak kovboyları   çekebileceğimi söyledi..Ben iyi bir düğün fotoğrafçısı olma yolunda giderken atacağım ilk adım rodeo daki ineklerin ve boğaların fotoğrafını çekmek olmuştu.Neyse orada yaşadığım altı ay boyunca zaman zaman rodeo organizasyonlarını, zaman zaman da düşük bütçeli Kızılderili düğünlerini çektim.Küçükken Kızılderili kovboy filmlerinde sempati duyduğum o Kızılderililerin bana verebileceği bir şey yoktu.Artık o kasabadan sıçramalı ve atılım yapmak üzere Scottsdale’e taşındık.
     
                       Kızılderililerden Sosyeteye!

Scottsdale estetikli memeleri, ince uzun bacaklı kadınları, son model arabaları, milyon dolarlık evleri, lüks alışveriş merkezleri ve sosyal ortamlarıyla Arizona eyaletinin Beverly Hillsiydi. Kendimi bir anda çok değişik bir dünyada bulmuştum. Şehirdeki yaklaşık 200 300 arası düğün fotoğrafçısı vardı. Kısa sürede bu fotoğrafçıların bazılarıyla kontak kurdum ve çalışmalara başladık. Ben damadı ve arkadaşlarının hazırlığını çekerken, ortağım Lilet gelin ve arkadaşlarının fotoğrafını çekiyordu. Erkekler her zaman rahat bir havadayken, kimileri tören öncesi içer, kimileri bilardo oynarken gelin ve etrafında müthiş bir stres olurdu. Saatler boyunca bitmek bilmeyen makyaj, sac, elbiseler, ayakkabılar, aksesuarlar  derken tam bir curcuna yaşanırdı. Bir keresinde Afgan pilotla evlenecek, Amerikalı  bir gelin çekimlerin ortasında hiç bir şey söylemeden kaçıp gitmişti. Bu kaçışın nedeni de tören yerinde tam zamanında olmak ve konukları bekletmeme isteğiydi. Durumdan utanan Afgan damat  bana ve asistan fotoğrafçıya gecenin sonunda çok büyük bir bahşiş vermişti. Stresli gelinlerden başka bir sorunda kiliselerdeki papazlardı. Bazıları tören sırasında bizim resim çekmemizden hoşlanmaz  hatta buna izin vermezdi. Çoğu zaman flaşsız, uzaktan zoom lensle, gizli bir şekilde tören resimlerini çeksem de bir defasında yakalanmış ve çok kotu azar yemiştim. Golf klüblerindeki düğünlerde de kimi zaman golfçular zorluk çıkarırdı. O güzel yeşilliklerde biz damat ve gelini ölümsüzleştirmek isterken, onlarda oyunlarının bölünmesini istemezdi.

          Amerikan Düğünü

Düğün cenneti Arizona

Arizona güneş batımının en güzel izlendiği, her tarafında palmiye ağaçlarının bulunduğu, canınız sıkılınca arabanızla 3 saatlik bir yolculuktan sonra Meksika’ya balayına kaçabileceğiniz bir düğün cenneti. Düğün cenneti olmasının sebebi yılın 300 gününden fazla havanın güneşli olmasıdır.Törenler genelde kilisede olur ve bizde kilisedeki neşeli bir törenin ardından, kutlama yapılacak mekâna yani golf klubüne geldik.Amerikan düğünlerinde ortasında gelin ve damadın oturduğu uzunca bir masa vardır. Bu masanın diğer üyeleri gelin ve damadın en yakin arkadaşları olup, hepsi ayni tarz, ayni renk kıyafet giyer ve bu masa diğer tüm davetlileri görecek bir şekilde onlara dönüktür. Aksam yemeği başlamadan önce damat ve gelinin arkadaşları şampanya kadehi kaldırıp, çocukluk veya akademik hayatlarıyla ilgili anılar anlatarak,  Scott ve Vanessa çiftine mutluluklar dilediler. Konuşmaların ardından akşam yemeğine başlandı. Yemekten sonra ise dans kısmı başladı.  Klasik baba ve gelin, damat ve anne dansından sonra tüm gençler dans pistine fırladı. Masanın üzerinde oynayan kişilerden birinin yere düşmesiyle çılgın dans kısmına biraz ara verildi ve gecenin dj i, sadece 10 seneden fazla evli olanların dansa devam edeceğini, diğerlerinin dans pisti dışına çıkmasını rica etti. Bu 15, 20, 30 ve 40 seneden fazla evli olanların elenmesine kadar devam etti. Dans pistinde tüm elemelerden sonra en sona 48 sene evli kalmış bir çift, bakın işte böyle dans edilir havasıyla ağır ama kıvrak hareketlerle dans ederek tüm alkışları topladı. Daha sonra para dansı başladı, damadın önünde bayanlar, gelinin önünde baylar sıra yaptı ve aşağı yukarı yarım dakika dans edip, damada bayanlar, geline de baylar para verdi. Genelde sembolik olarak birkaç dolar para verilir ama içinden gelip 10,20 hatta 100 dolar verenler de oldu. Böyle sevimli bir çifte 100 dolarlar az bile. Umarım sonsuza kadar mutlu olurlar.

 

     Uzolu, Tekilalı, Haremlik Selamlık ve 16 saatlik uzun düğünler

   Sinirli papazlara, çekimi bırakıp kaçan geline, anlayışsız golfçulara rağmen  bu isten her zaman müthiş zevk almıştım. Ortalama bir düğün 7, 8 saat sürerken  Hint, Vietnam gibi Uzak Doğu düğünleri, çoğunlukla sabah 8 de başlayıp, gece yarısı biterdi. Evet, 16 saatlik çekim yaptığımız yorucu  düğünler olmuştu ama biz her zaman klasikleşmiş Amerikan düğünlerinden farklı şeyler görmenin beklentisi icindeydik. Uzo içilen Yunan, Tekila içilen  Meksika düğünlerinde son kısımlara doğru ayık bir kişi görmek zordu. Haremlik ve selamlık  Filistin düğünlerinde kadınların utangaçlığı ısımı zorlaştırmış olsa da bir kaç saat sonra, artık çok daha rahat poz vermeye başlamışlardı. O düğünün güzel yanı kıvrak Arap müzikleri ve bana ikram edilen lezzetli baklavaydı.
  

                           Başrol oyuncusu gelin!

 

   Gelin ve damat o günün en önemli kişisidir. Özellikle de gelin. Gelin ve fotoğrafçının diyalogu çok önemlidir çünkü ben rejisörken gelin başrol oyuncusudur. Bu fotoğraf çekimlerini bazen film çekimi gibi düşünürüm. Mesela gelinin mutluluğunu kıskanan gelinin bazı arkadaşları kotu karakterler gibidir. Bu karakterler dışında etrafta birçok figüran vardır. Bunların hepsini ayni anda gözlemlersiniz çünkü hiç beklemediğiniz bir anda size samimi bir gülüş, kadeh kaldırma, başka bir figüranla el sakalaşması gibi malzemeler verebilirler. Bir inşaatın malzemesi demir, çimento ise bu isteki malzemeler küçük bir detay, ağlayan bir kadın, iki kişinin birbirine sarılması, tango yapan bir ciftin hareketlerindeki kıvraklık gibi pek de elle tutulmayan şeylerdir.

 

               Düğünde 19 Mayıs Spor Bayramı Esintileri! 
  
Bence düğünler dünyanın her yerinde aynidir, tıpkı tüm kadınların ayni olduğu ama hepsinin de özel olduğu gibi. Amerikan düğünleri sanki 5 yıldızlı bir otelin animasyon takiminin yarattığı atraksiyonlar, sanki Hisseli Harikalar Kumpanyası gibiyken, bizim düğünler biraz daha sadedir. Amerikan düğünlerinde ortasında gelin ve damadın oturduğu uzunca bir masa vardır. Bu masanın diğer üyeleri gelin ve damadın en yakin arkadaşları olup, hepsi ayni tarz, ayni renk kıyafet giyer ve bu masa diğer tüm davetlileri görecek bir şekilde onlara donuktur. Aksam yemeği başlamadan önce damat ve gelin in arkadaşları şampanya kadehi kaldırıp, çocukluk veya akademik hayatlarıyla ilgili anılar anlatıp, evlenen çiftlere mutluluklar dileyerek, konuşma yaparlar. Yemek bittikten sonra gelin ve damat ilk dans, daha sonra gelin ve babası, damat ve annesi dansları yapılır. Bu danslar bitince tüm davetliler dans eder ve gecenin dj i veya sunucusu 10 seneden fazla evli olanların dansa devam edeceğini diğerlerinin dans pisti dışına çıkmasını rica eder. Bu 15, 20, 30 ve 40 seneden fazla evli olanların elenmesine kadar devam eder. Salonda en uzun sureli evli çift seçilir ve onlar dans eder. Okullar da örnek öğrenci seçilmesi gibi bir şey herhalde. Bakin yani 48 sene evli kalmışsınız ve bunun ödülü salondaki herkes size imrenerek bakıyor. Daha sonra para dansı baslar, damadın önünde bayanlar, gelinin önünde baylar sıra yapar ve aşağı yukarı yârim dakika dans edip, damada bayanlar, geline de baylar para verir. Bu para genelde 1 dolar gibi sembolik bir şeyken, bazen 5,10 veya 20 dolar verenlerde olur. Tüm davetliler gelin ve damatla dans etme şerefine erdikten sonra en heyecanlı kısma gelinir. Davetteki tüm bekâr bayanlar çağırılır ve gelin arkasını dönerek onlara çiçeğini atar, kimi düğünlerde kıyasıya  saç saça, başbaşa mücadele olurken, kimi düğünlerde bu eğlence sakin geçer. Bu tip  atraksiyonlar artik bizim düğünlerde de yapılmaya başlandı. Bence, artik gelinin damadın ayağının üstüne basması dışında da renk getirecek şeyler yapılmalı. Gene bir amerikan düğününde aşırı alkol alan damat ve arkadaşları piramit yapmaya çalışmış ve herkese çok eğlenceli dakikalar yaşatmışlardı. Düşünsenize en altta dört kişi, onun üstünde üç ve onun üstünde iki seklinde gidiyor. Sanki 19 Mayıs spor ve gençlik bayramı gösterileri...

         Elvis Presley ‘’sizi karıkoca ilan ediyorum’’ dedi
   
     Her düğün ayrı bir hikâye, her düğün ayrı bir mutluluktu. Alaska da helikoptere binerek sadece helikopter pilotu, damat gelin ve nikâh memurundan oluşan buzulun üstünde çektiğim bu çok soğuk ama  çok orijinal, davetlilerin sadece foklardan oluştuğu buzullar üstündeki  düğünden, Las Vegas da nikâhı kıyan Elvis Presley kostümlü nikâh memurunun kıydığı düğüne kadar birçok düğünde fotoğraf makinesinin arkasında bulundum. Gördüğüm tüm düğünler çok duygusal ve anlamlıydı ama fotoğrafçının duygulara yeri yoktur. Fotoğraf çekmeyi bırakıp, ağlayamazsınız veya halay çeken gruba dâhil olup dans edemezsiniz çünkü göreviniz bu anları yakalayıp, deklanşöre basmaktır. İyi bir düğün fotoğrafçısı çok duygusal olan ama duygularını kontrol edebilen fotoğrafçıdır.

            
             Aslan Sütü ve Türk Düğünlerindeki Aslanlar!
 

   Dünyanın dört bir tarafında düğün çekmiş biri olarak Türk düğünlerinin her zaman çok daha özel olduğuna inanırım. Türk düğünlerinde eğer davette 200 kişi varsa, bu kişinin 150 kişisinin halay çektiği anlar yaşanır. Halaya katılmayan 50 kişide ya yaşlılardır, ya da küçük çocuklardır. Aynı şekilde 6 bayanın aynı anda tuvalete gidip davetteki kişiler hakkında fikir alışverişi yaptığı yegâne düğünler Türk düğünleridir. Bizim düğünlerimizde belki bir amerikan düğünü kadar toplu halde yapılan atraksiyon yoktur ama düğündeki her karakter zaten aslan sütüyle alınmış bir enerjiyle tek başına bir şovdur. Renkli insanlarımızla, en renkli düğünler Türk düğünleridir…